Ahmet yeşil


BAHŞILILIYIM!..

BAHŞILILIYIM!..


Asfalt değil bizim mahallenin yolları diyorlar.
Taş döşenmedi,
Kaldırım yapılmadı,
Mıcır ile geçiştirildi,
Sadece kumla olursa “aha evler böyle toz toprak içinde kalır” diyorlar…
Ammaaa!..
Su akmıyor demiyorlar.
İçilmiyor,
Yıkanılmıyor,
Yemeğe bile katılmıyor demiyorlar….
Bir kişinin ağzından duymadım henüz Bahşılı da kanalizasyonun patladığını
Yada
Fosseptikten evsel atığın çekilmediğini…
Çöp konteynırına,
İçinin boşaltılmasına laf edildiği yok!..
Maaşlarımızı alamıyoruz demiyor hiçbir çalışan,
Mobbing uygulanıyor,
Particilik yapılıyor,
Akrabacılık- yancılık,
Yandaşlık yapılıyor demiyor hak ile işini yapan adam.
Bankamatik memuru var demiyor bir Allahın kulu…
Adam işe gelmeden her ay maaşını alıyor,
Selefeden,
Bedava
Paşalar gibi yaşıyor demiyor!..
En önemlisi;

Başkan çaldı,
Çırptı,
Oğluna-kızına,
Damadına-gelinine,
Kavim kardaşına ihale verip zengin etti demiyor…
Çöktü beytülmal-a,
Bindi belediyenin sıfırdan aldığı makam aracına,
Keyfine göre zevk-ü sefa içerisinde gezdi,
Geziyor,
Hala
Bahşılıya uğramadı demiyor…
Diyemiyor;
“Eee sen bizim mahalleye geldin mi, her taraf toz toprak içerisin de”
Yollar mıcır,
Mıcır olmayan ise köstebek yuvası gibi delik deşik, toz-toprak, diyor!..
2014 yılından beri Bahşılı sakini,
Bahşılı seçmeniyim.
İller bankasından benim için de ödenek yollanıyor Bahşılıya,
O nedenle Kırıkkale de soran olursa göğsümü gere gere Bahşılılıyım diyebiliyorum.
Yani
Henüz çok genç olan ilçemizin dünü ve bu gününü en iyi bilenlerdenim.
Yazıyı yazarken oturuyorum elbet bilgisayarın başına
Lakin
Yazmadan önce en çok gezen, araştıranlardanım.
Bilmediğim-duymadığım konular vardır tabi ki,
Ama
Bir tek şeyi çok iyi biliyorum;

Kırıkkale vilayetinin tüm belediyelerinde insanlar birbirlerini ihale almakla, para çalmakla, haksız
zengin olmakla suçlarken, sadece Bahşılı belediyesi, çalışanı, encümen üyesi, müdürü, amiri ve bu
orkestranın maestrosu, başkan Recep Zafer Tekin için bu sözlerin hiç biri kullanılmıyor en muhalif
insanlar içerisinde dahi.
O nedenledir maddi olumsuzlukların bir gün düzeleceğine inancım, yeter ki beytül mal-a çökülmesin,
har vurulup harman savrulmasın garip gureba, fakir fukaranın hakkı.
NOT;
Sevgili Ümit Nuri Kocaballı abi… rafineri köprüsü altına dökülen hayvan dışkısı, belediye tarafından
değil, oradaki çiftçi tarafından kullanılmak üzere kurutulmaya bırakılmış gübre. Başkanın bir eksiği,
oraya çöp konteynırı koymaması… umarım bu yazıdan sonra bir değil, iki tane bırakır çöp
konteynırını…