Arife tarif gerekmez der atalar.
Bizim zamanımızda tarım dersleri vardı orta okul ve lisede.
Bolca matematik cebir kimya,
Fizik biyoloji,
Edebiyat kompozisyon,
Müzik ve resim derslerinin yanı sıra elişi,
Yurttaşlık,
Sosyoloji,
Psikoloji,
Psikoloji öğretmeni rahmetli deli Birsen vardı.
Bilgiyi,
Beceriyi,
Kültürü,
Talimi-tahsili çivi,
Kara tahta-tebeşir ve ifade kombinasyonunu çekiç yapar milim milim genç beyinlerin kafasına
çakarlardı okuduğunu anlasın anladığını adam insan gibi yorumlasın ve doğru aktarsın diye.
Heyhat,
24 yılda milyon kere değişen eğitim-öğretim
Ve
maarif sistemi nedeniyle ortada ne tarif edilecek herhangi bir şey kaldı, ne ince ince, ilmek ilmek
anlatılanı anlayacak arif, ne de elinde tebeşirle kara tahtanın önünde “Eşek oğlum” diyen psikolojici
deli Birsen, fizikçi deli Zekiye, matematikçi bülbül İsmail kaldı.
Yoklar!..
O nedenle kızmıyorum anlatılanı farklı anlayıp farklı farklı hesap sorana…
Bir önceki makalem de dedim ki özetle,
“Bir takım siyaset cambazları var şehrimizde, yerel iktidarı kazanmış olan CHP’den makam ve mevki
isterken her fırsatta “biz olmasaydık CHP kazanamazdı” diyen, onlara sakın ola itibar etmeyin, onlar
aslında ne MHP’li, ne AKP li, sadece cambaz oğlu cambaz,” hepsi bu demek istedim.
Ama öyle bir anladı ki bazıları,
MHP ve AKP’lileri dışlıyor sadece CHP’li olanların oyları ile seçim kazanıldı diyorum!..
Hayır kardeşim,
Ben öyle demedim asla.
CHP genel başkanı Özgür Özel’in de dediği gibi dedim ki herkesi “Arif” belleyip, darb-u mesel vere
vere,
Tarif ede ede,
Kırıkkale belediye başkanlığını CHP, 24 senede garipleşen, yoksullaşan, çaresizleşen, kimsesizleşen
sağcısı, solcusu, dindarı, dinsizi, kadını-erkeği, yaşlısı-genci ile fakirleşen halk kitlelerinin oyları ile
kazandı.
Hal böyleyken,
Hala ve ısrarla “biz olmasaydık” ile başlayan cümlelerle bir şeyler kazanmaya,
CHP’ye diyet ve bedel ödetmeye kalkan varsa ki var,
Onlar ne MHP’lidir,
Ne AKP’li,
Nede başka bir şey…
Onlar,
Sadece ve sadece siyaset tüccarı, siyaset esnafı ve şark kurnazıdırlar, o kadar.
