Ahmet yeşil


RAMAZAN CAN!..

RAMAZAN CAN!..


Tamı tamına yirmi bir sene!..
Dört belediye başkanlığı,
Altı millet vekilliği seçimi,
Bir cumhurbaşkanlığı,
Ve
Araya sıkıştırılan iki de referandum!..
De ki müslüman;
İlkinden ders almadım,
Neyin ne olduğunu bilmiyordum çünkü.
İkincisi yaşanırken hala şaşkınlığı atlatamamış olmanın verdiği salaklıkla nerde duracağımı
Yada
Durup durmayacağımı,
Veya
Yürüyüp koşacağımı bilmiyordum,
Haklısın!..
Lakin,
Üçüncü seçim be kardeşim!..
Ektir ile uslanmayanın sabahtan akşama kadar kötek yiyeceği yer bu nokta…
Ramazan Can cıvıl cıvıl, gencecik, idialist bir avukattı ilk seçildiğinde.
Bir dönem dinlenmiş, (ki, dinlenirken bile Ankara’da reisin verdiği görevi ifa etmekle meşguldü, ben
biliyorum defalarca gidip gördüm kendini..!) veya dinlendirilmiş, sonrasında ikinci kere aday yapılıp
listeye konmuştu ismi.
La Müslüman, altıncı seçim bitti.
Ramazan Can’nın eski gençliğinden eser kalmadı
Ama
Emeği,
Gayreti,

Aklı ve sevenlerinin desteği ile Bitlis milletvekili merhum Kamuran İnan’ın rekorunu kırarak beşinci
defadır milletin vekili Kırıkkaleden yahu!..
Yani, AKP’nin ak saçlı akil insanı şu an!..
Bedava mı akil adam yada vekil olunuyor bu memlekette yani?!
Evde otururken,
Yada
Sokakta yürürken,
Veya
Değirmende un öğütürken “hadi Ramazan gel önce akil adam ol, devamında millete vekil yapalım
seni” diyen mi oluyor!?
Yooo!..
Ee, öyleyse neden onu yok sayıyor, olmayacakmış gibi davranıyorsun ki!?
Neden kendi kendine tripler atıyor, oturduğun klozette boncuk arıyorsun, anlamış değilim be birader!
Olmaz kardeşim!..
Sen tezgahtarken,
Sen müteahhitken,
Sen devlette kaptığın koltuğun devamı ile sel önünde kütük ararken,
Ramazan Can, AKP’nin Pınarhisar cezaevinden başlayan macerasının, Saraya kadar uzanan
yolculuğunun her santimetre karesinde ismi ile, cismi ile, alın teri ve emeği ve dostu-dostluğu ile
vardı ve hala var ve olmaya da devam ediyor.
Çıktın;
Dava diyorsun!..
Hedef diyorsun,
İki deyip beş diyorsun…
Halbuki başlangıcı “bir” bu işin,
Arada üç var, dört var,
Herşeyden önemlisi davanın sahibi Ramazan Can var bilmiyorsun…
Ona rağmen,
Ona karşı,

Onsuz aday olunamayacağı gerçeği ile çıksan ortaya, eyvallah derim. Ama yok sayarak çıktın mı,
Bil ki,
Başta sevdalanıp uğruna hizmet aşkı ile yanıp tutuştuğun Kırıkkale senin yüzüne bakmaz.
Sözüm şahsa değil,
AKP’den milletvekili adayı olmuş ve üstüne alınma zerafeti gösterebilecek herkese, kadın erkek fark
etmez…
Bir daha diyorum;
Mekanın sahibi Ramazan Can’dır,
Ona karşı kimse Kırıkkaleye aşkından, sevdasında, hizmetinden neyim söz etmesin,
Ben dinlemem, Kırıkkale görmez, en büyük reis yüzüne bakmaz..!
Benden uyarması!..